Malezya’da meydana gelen deprem, ilk belirlemelere göre bölge halkı tarafından güçlü şekilde hissedildi. Resmi sismoloji kurumlarının paylaştığı ön verilere göre depremin büyüklüğü ve yerin kaç kilometre derinliğinde gerçekleştiği teknik analizlerle netleşmeye başladı. Merkez üssünün yerleşim alanlarına olan mesafesi, hasar riskinin boyutunu doğrudan etkilerken; özellikle kıyı kesimlerinde ve yüksek katlı yapılarda sarsıntının daha yoğun hissedildiği bildirildi. İlk veriler geçici olmakla birlikte, uzmanlar artçı sarsıntı ihtimaline karşı vatandaşların dikkatli olması gerektiğini vurguluyor.
Depremin Büyüklüğü, Merkez Üssü ve İlk Veriler
Deprem Kaç Büyüklüğünde Ölçüldü? Resmi Kurumların Açıklamaları
United States Geological Survey (USGS) verilerine göre, Malezya açıklarında kaydedilen deprem 7,1 büyüklüğünde ölçüldü. Bu büyüklük, sismik açıdan güçlü bir sarsıntı olarak kabul edilir ve geniş bir alanda hissedilebilir. Depremin merkez üssü Kota Belud bölgesinin yaklaşık 55 kilometre kuzeybatısı olarak belirlendi ve yerin yaklaşık 620 kilometre derinliğinde gerçekleştiği açıklandı; bu derinlik ise yüzeyde doğrudan yıkıcı etki riskini sınırlıyor.
Resmi kaynaklardan yapılan açıklamalarda şu ana kadar can veya mal kaybı bildirilmediği ve deprem sonrası tsunami uyarısı yapılmadığı vurgulandı. Avrupa Akdeniz Sismoloji Merkezi (EMSC) ve USGS tarafından paylaşılan veriler, sarsıntının geniş bir coğrafyada hissedildiğini gösterse de, derinlik nedeniyle olası zararların sınırlı olabileceğine işaret ediyor. Yerel sismoloji ve meteoroloji kurumları, artçı sarsıntı ihtimaline karşı izleme çalışmalarını sürdürüyor
-
Sarsıntı Hangi Bölgelerde Hissedildi? Harita Üzerinden İlk Tespitler
Sarsıntı, merkez üssüne en yakın olan Malezya’nın Sabah eyaleti ve Borneo Adası’nın kuzey kesimlerinde yoğun olarak hissedildi; özellikle Kota Kinabalu, Kota Belud ve Kudat çevresindeki yerleşimlerde insanlar yerin sallandığını bildirdi. Ayrıca komşu eyalet Sarawak tarafında da deprem etkisinin hissedildiğine dair raporlar geldi, bu da sarsıntının geniş bir coğrafyada algılandığını gösteriyor. Depremin derin olması yüzeydeki yıkıcı etkisini sınırlasa da, geniş alanlarda hissedilen titreşimler panik yaratmasına neden oldu.
Yetkililerden İlk Açıklamalar ve Hasar Durumu
Can Kaybı ve Yaralı Sayısına İlişkin Son Bilgiler
Malezya açıklarında 22 Şubat 2026 tarihinde kaydedilen 7,1 büyüklüğündeki deprem sonrası yetkililerden yapılan resmi açıklamalara göre şu ana kadar can kaybı ya da ciddi yaralanma bildirilmedi. Depremin yaklaşık 619,8 kilometre derinlikte olması yüzeyde doğrudan yıkıcı etki olasılığını düşürürken, ilk değerlendirmeler hasar ve yaralanma raporlarının olmadığını gösteriyor. Bu nedenle ulusal ve yerel afet yönetimi kurumları, bölgede henüz olumsuz bir tabloya dair teyit edilmiş bilgi paylaşmadı.
Uzmanlar, sarsıntının hissedildiği bazı yerleşimlerde hafif panik yaşanmış olabileceğini ancak bunun şu aşamada yaralanma ya da can kaybına dönüşmediğini belirtiyor. Artçı sarsıntı ihtimaline karşı uyarılar sürse de, mevcut verilere göre bölgedeki yaşam ve güvenlik açısından ciddi bir tehlike rapor edilmedi. Yetkili kurumlar tarafından ilerleyen saatlerde detaylı değerlendirmelerin yapılacağı ve olayla ilgili güncel bilgilerin kamuoyuna aktarılacağı belirtiliyor
Altyapı, Ulaşım ve Elektrik Hatlarında Son Durum
22 Şubat 2026’da Malezya açıklarında meydana gelen 7,1 büyüklüğündeki depremin ardından yerel yetkililer altyapı ve elektrik hatlarıyla ilgili ilk değerlendirmelerini paylaştı. İlk gelen resmi ve teknik verilere göre önemli bir yol çökmesi, köprüde hasar ya da geniş çaplı elektrik kesintisi gibi büyük altyapı sorunları rapor edilmedi; yollar ve ana ulaşım bağlantıları halen trafiğe açık durumda ve kritik enerji iletim hatlarında kesintiye dair resmi bir duyuru yapılmadı. Ancak bölgedeki artçı sarsıntı riski nedeniyle mühendislik ekipleri sahada değerlendirmelerine devam ediyor ve özellikle kıyı şehirlerinde altyapı güvenliği açısından ayrıntılı incelemeler sürdürülüyor. Bu temkinli yaklaşım, hem yol güvenliği hem de elektrik-su gibi temel hizmetlerin sürekliliğinin korunmasına odaklanmış durumda.
Artçı Sarsıntılar ve Olası Risk Senaryoları
Uzmanlardan Artçı Deprem Uyarısı
Deprem sonrası açıklama yapan yer bilimciler, ana sarsıntının ardından artçı depremlerin görülmesinin olağan bir süreç olduğunu vurguluyor. Özellikle büyük ve derin depremlerden sonra yer kabuğunun yeni denge arayışına girmesi nedeniyle günler hatta haftalar boyunca daha küçük ölçekli sarsıntılar yaşanabiliyor. Uzmanlar, artçıların genellikle ana depremden daha düşük büyüklükte olduğunu ancak hasar görmüş yapılarda risk oluşturabileceğini belirtiyor. Bu nedenle vatandaşların resmi kurumların uyarılarını takip etmesi, hasarlı binalardan uzak durması ve panik yerine tedbir odaklı hareket etmesi gerektiği ifade ediliyor.
Tsunami veya Yeni Deprem Riski Var mı?

Uzmanlara göre tsunami riski, depremin büyüklüğünün yanı sıra merkez üssünün deniz tabanındaki konumu ve derinliğiyle doğrudan bağlantılıdır. Derin odaklı depremler genellikle deniz tabanında büyük bir yer değiştirmeye yol açmadığı için tsunami ihtimali daha düşük olur. Ancak kıyı bölgelerinde yaşayan vatandaşların resmi afet ve meteoroloji kurumlarının açıklamalarını takip etmesi önemlidir. Erken uyarı sistemlerinden gelen bilgiler, olası bir risk durumunda hızlı tahliye ve güvenlik önlemleri açısından kritik rol oynar.
Yeni bir büyük deprem ihtimali konusunda ise bilim insanları net bir zaman vermenin mümkün olmadığını vurguluyor. Büyük sarsıntıların ardından artçı depremler beklenen bir süreçtir; fakat bu artçıların ana depremden daha güçlü olması nadir görülen bir durumdur. Yine de bölgedeki fay hatlarının yapısı ve sismik hareketlilik seviyesi yakından izlenir. Bu süreçte en doğru yaklaşım, paniğe kapılmadan yetkili kurumların bilgilendirmelerini takip etmek ve bireysel afet hazırlıklarını gözden geçirmektir.
0 Yorumlar